VERGİ USUL KANUNUNUN 359. MADDESİNDE DÜZENLENEN KAÇAKÇILIK SUÇLARI

213 sayılı Vergi Usul Kanumuzun 359. Maddesinde kaçakçılık suçları ve bunlara ilişkin cezalar düzenlenmiştir. Madde metni aşağıdaki gibidir:

Madde 359 – (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.)

a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Buna göre pek çok fiil kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır. Eğer bu maddede yazılı kanuna aykırı eylemler gerçekleşir  ise suç tamamlanmış ve işlenmiştir.  Bundan ayrıca idarenin yani Maliye Bakanlığının zarar görmesi gerekmemektedir. Bu fiillerden sadece “çifte defter” kullanmak suçu vergi matrahının azalmasına sebep olmuş ise bu suç işlenmiş sayılır. Ayrıca bu suçlar kasden yani bilerek ve istenerek işlenebilen suçlardır. Suçun oluşması için bu fiillerin bilerek ve istenerek icra edilmiş olması gerekmektedir. Şu fiiller kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır.

1)Defter ve kayıtlarda muhasebe hileleri yapmak : Bu suç kanunda tanımlanmamıştır. Ayrıca yanılma ve hile arasında da ayrım yapmak çok zordur. Eğer kasden defter ve kayıtlarda muhasebe hileleri yapılmış ise VUK 359 gereğince bu fiili işleyene ceza verilecektir. Aksi halde ise verilemeyecektir. Ancak , işlemlerin çeşitli ve karmaşık tekniklerle gizlenmiş veya karartılmış olması , tekrar eden ve Maliye aleyhine yapılan işlemlerin bulunması ,  önemli ölçüde vergi ziyaına sebebiyet verilmesi ve muhasebe ilkelerine açık aykırılıkların bulunması bu suçun işlendiğinin tespitinde yol gösterici olacaktır.

2)Gerçek Olmayan Hesaplar Açmak : Bu fiil , defter ve kayıtlarda muhasebe hileleri yapmak kapsamındadır. Fiil , vergi matrahının düşük gösterilmesi amacıyla yapılmaktadır. Gerçek dışı faturaları deftere gider ve alış göstermek , çalışmayan işçileri çalışıyormuş gibi göstermek buna örnek verilebilir.
3)Tamamen veya kısmen başka defter tutmak : Bu fiil çifte defter tutmak olarak da tanımlanabilir. Bu fiilin suç sayılabilmesi için defter tutma yükümlülüğü olan kişinin , vergi matrahını etkileyen bilgi ve kayıtların ilgili defterlere yazılmayıp , kısmen veya tamamen başka defterlere yazılmalı ve bunun sonucunda vergi matrahının azalmalıdır. Şayet bu durumda vergi matrahında azalma oluşmamışsa bu suç oluşmayacaktır.
4)Defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek veya gizlemek veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak :Defterlerin , kayıtların , faturaların veya belgelerin tahrif edilmesi , bunlarda bulunan yazı , rakam ve bilgilerin kazıntı , silinti vb yapılarak yerlerine yeni yazı rakam ve bilgilerin konulması suretiyle olmaktadır. Bu fiile ceza verilebilmesi için tahrifatın  aldatıcı olması gerekmektedir.

5)Faturaların , defterlerin kayıt ve belgelerin gizlenmesi :Gizleme fiiliyle kaçakçılık suçunun işlenebilmesi için ibrazı istenen defter , kayıt , belge ve faturaların muhafaza süreleri içerisinde en az 15 günlük süre veren yazılı ibraz isteğinin Tebligat Kanununa uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir. Şayet buna rağmen sözkonusu defter kayıt veya belgeler yetkililere ibraz edilmemişse suç oluşur.  Ayrıca defter kayıt ve belgelerin gizlenmesi suçunun oluşması için ilk koşul bunların noterce tasdik edilmiş olması ve bunların varlığının diğer yollarla ispat edilememiş olmasıdır. Şayet defter kayıt ve belgelerinin noterce tasdik edilmemiş olması halinde ve bunlar başkaca bir yol ile varlıkları ispatlanamıyor ise bu koşul gerçekleşecektir.
6)Yanıltıcı Belge Düzenleyenler veya Bu Belgeleri Kullananlar :Bu fiil sahte belge düzenlemek veya bu belgeyi kullanmak olarak iki şekilde işlenebilir. Sahte belge düzenlemek suçunun oluşabilmesi için yanıltıcı belgeyi mesela faturayı düzenleyenin mükellef olması gereklidir. Mükellef yanıltıcı belgeyi düzenlememişse ceza verilmez. Kısmen veya tamamen sahte belge düzenlenmesi halinde suç oluşacaktır. Ayrıca bu sahte belgenin kullanılmasına gerek yoktur.  Örneğin sahte bir fatura düzenlendi ise bu sahte fatura muhasebe kayıtlarında ve defterlerde yer almasa ve matrah üzerinde etkili olmasa dahi bu fiil cezalandırılır. Zira suç sahte faturanın düzenlenmesi ile oluşur.

Yanıltıcı yani sahte belgeleri kullanmak da VUK 359 da bir kaçakçılık suçu olarak düzenlenmiştir. Sahte belge kullanmak sebebiyle mükellefe ceza verilebilmesi için öncelikle ortada kısmen veya tamamen sahte bir belgenin bulunması ve bunun kullanılması gerekmektedir. Ancak uygulamada koda girmiş bir mükellefin sahte belge kullandığını hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit etmeden  Vergi İnceleme Raporu sonrasında dava açıldığı görülmektedir. Oysa ki sahte belgenin öncelikle tespit edilmesi ve sonrasında bunun kullanıldığının anlaşılması gerekmektedir. Bu yanlış uygulamaya son verilmesini diliyor

7)Defter kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sayfalarını koparmak :Öncelikle yok etme fiilinden ceza verilebilmesi için yok edilen defterlerin vergi mevzuatuına göre tutulması zorunlu, belgelerin ise düzenlenmesinin mecburi olması gerekir. Eğer kişinin defter veya belge düzenlemesi mecburiyeti yoksa bu fiilden dolayı ceza verilemez. Yok etme fiili , mevcudiyeti sabit olan belge ve defterleri , ilgili makamlara ibraz etmemek için bun lardan istifade edilemeyecek duruma getirmektir.
Yukarıda sayılan fiillerden dolayı açılacak ceza davası , asliye ceza mahkemesinde görülür. Hakim suçun unsurlarının oluştuğunu tespit ederse öncelikle temel cezayı belirleyecektir. Bundan sonra sebepleri varsa önce cezayı arttıracak ve indirim sebepleri oluştuysa cezayı indirecektir. Ayrıca hakimin takdirine bağlı olarak cezanın 1/6 sına kadar indirebilir. Hakim , takdiri indirim sebeplerini kararında gösterecektir.

Avukat Ozan Kayahan

Soru sormak ister misiniz?

Etiketler: ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.