SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Boşanma, evlilik birliğinin mahkeme onayınca bitirilmesidir. Taraflar genel olarak çeşitli sebeplerden ötürü artık aynı evi paylaşamayacaklarına karar vererek mahkemeye başvururlar. Eşler bazen beraber, bazen de bir tarafın dava açması sonucu boşanma sürecine başlanır. Boşanma nedenleri de Medeni Kanunu’nda açık bir şekilde tanımlanmıştır.

Eğer eşlerden biri küçük düşürücü sayılan bir suç işlerse,  haysiyetsiz bir yaşam sürüyorsa bu nedenlerden dolayı diğer eşin birlikte yaşanması beklenmezse, mağdur olan eş her zaman dava açabilmektedir. Küçük düşürücü suçlar, ahlak kurallarına aykırı davranışlar; hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu madde kullanmak gibi durumlar sayılmaktadır. Suç işlemi sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için de suç işleyen tarafın ceza kavuşturmasına uğramış ve bundan dolayı hüküm giymiş olma koşulu aranmamaktadır.

Bu nedenden dolayı boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son 6 ayda birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemesi’nde açılır. Dava görülürken ise nüfus kayıtlarına bakılarak suçun işlenip işlenmediği tespit edilir. Ayrıca ortak sürdürülen evlilik hayatının eş için çekilmez bir duruma gelip gelmediği araştırılır. Bu durumlarda ise hakim boşanma kararında hüküm verebileceği gibi 1 yıldan 3 aya kadar da ayrılık kararı verebilmektedir.

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.