BOŞANMA DAVALARINDA MANEVİ TAZMİNAT

Her evlilik beraberliği beklenildiği gibi uzun yıllar boyunca süremiyor. Taraflardan biri ya da her ikisi çeşitli nedenlerden dolayı boşanmak için mahkemelere başvurmaktadırlar. Boşanma davası süresince maddi ve manevi tazminat da istenebilmektedir. Daha az kusurlu olan taraf gerekçesini ispat ettiği takdirde hakim bunu dikkate alarak karara bağlar.

Türk Medeni Kanunu’na göre ‘boşanmaya neden olan durumlar sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödemesini isteyebilir”.    Bu maddeye göre boşanma davasından doğan tazminat hakkı edinebilmek için birtakım şartlar aranmaktadır. Boşanmadan doğan manevi tazminat koşulları şu şekildedir;

* Tazminat isteyen eş kusursuz olmalı ya da az kusurlu olmalıdır,
* Tazminat istenen eş daha kusurlu olmalıdır,
* Zarar oluşmalıdır
* Nedensellik bağı olmalıdır
* Hukuka aykırılık olmalıdır
* Fiziki Kişiliğe saldırı (Şiddet)
* Manevi kişiliğe saldırı (Sadakatsizlik- Hakaret-Aşağılama))
* Sosyal kişiliğe saldırı (Beddua-İftira)
* Diğer sebeplerle kişiliğe saldırı olarak tanımlanmıştır.

Manevi tazminatlarında karara bağlanabilmesi için hukuka aykırı olma durumu aranır. Eğer hukuka aykırılık söz konusu değilse bu durumda tazminattan söz edilemez.  Ayrıca unutulmamalıdır ki boşanma davalarında manevi tazminat kararı kesinleşmiş ise yeniden manevi tazminat istenmez.

Etiketler: , , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.