BOŞANMA DAVALARINDA AKIL HASTALIĞI

Evlilik birliği boyunca çeşitli faktörlerin etkili olması sebebiyle çiftler aynı evi paylaşamayacağı duruma geldiğinde boşanmayı çözüm yolu olarak seçerler. Evlilik birliği nasıl tarafların kendi iradeleriyle gerçekleşiyorsa boşanma davası da yine taraf/ taraflardan birinin başvurmasıyla olur. Boşanma davalarında ise mahkeme açılabilmek için ispat edilecek deliller, nedenler önemli bir etkendir.

Medeni Kanun’da boşanma davaları  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda mutlak boşanma nedenleri tanımlanmıştır. Terk, zina, aldatma, hayata kast gibi durumların yanısıra akıl hastalığı da oldukça mutlak boşanma nedenlerinden sayılmaktadır. Eğer eşlerden biri akıl hastası ise ve bu nedenden dolay ortak hayat diğer taraf için çekilmez bir duruma geliyorsa hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık raporu tespitiyle eş boşanma davası açabilmektedir. Özel boşanma nedeni olarak şizofreni, paranoya gibi akıl hastalıkları kabul edilmektedir.

Akıl hastalığından dolayı boşanma davası açılabilmesi için akıl hastalığının evlendikten sonra meydana gelmiş şartı aranmaktadır. Ancak akıl hastalığı iyileşebilecek ise bu nedenden dolayı boşanma davası açılamamaktadır. Bu yüzden de hastalığın iyileşip iyileşmeme konusunda sağlık raporunun alınması gerekmektedir.

Soru sormak ister misiniz?

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.