ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARINDA PROTOKOL NASIL DÜZENLENMELİDİR?

Ülkemizde neticeye bağlanması belki de beklenenden uzun süren en zor davalar boşanma davalarıdır. Boşanma davalarına genel olarak bakıldığında eşlerin kendi haklılıklarına dair sarsılmaz bir inançları olduğu görülür. Böyle durumlarda taraflar boşanma davası sırasında birbirlerine zarar veren hamleler yapmaktan çekinmezler. Boşanma davalarında bu tarz sorunlar ve çekişmeler yaşamak istemeyen taraflar için Medeni Kanunu’nda anlaşmalı boşanma yer almaktadır. Anlaşmalı boşanma davasında her iki tarafta aldıkları boşanma kararını ve diğer ayrıntılar üzerinde anlaşmaya vardıkları her hususu yazılı olarak protokole dökmek zorundadırlar. Peki anlaşmalı boşanma davalarında protokol nasıl olmalıdır?

Anlaşmalı boşanma davalarının olumlu sonuçlanabilmesi için boşanma protokolünün düzenlemesi gerekmektedir. Boşanma protokolünde eşler her konuda anlaşmaya varmış olmaları gerekir. Aksi durumda hakim karara bağlamaz. Protokol düzenlenirken taraflar kimlik bilgilerini, eğer çocukları varsa çocukların kimlik bilgileri ve açık adreslerin mutlaka protokolde yer alması gerekir. Çocukların velayetlerinin hangi tarafta kalacağı da açıkça belirtilmelidir. Velayeti almayan tarafın çocukla ne zaman görüşeceği zaman dilimi de belirtilmelidir. Eğer ödenecek tazminat veya nafaka varsa ödeme tarihi de protokolde yazılmalıdır.

Boşanmak isteyen çiftler yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi tarafın ödeyeceğine kadar tüm hususlar anlaşmalı boşanma davasının protokolünde yer almalıdır. Ayrıca taraflar protokolü elle imzalamaları gerekir. Fotokopi ya da herhangi bir yöntemle imzalanmış protokol mahkeme tarafından kabul edilmez. Anlaşmalı boşanma davalarının gerçekleşmesi için en önemli unsur olan protokolün eksiksiz ve tam olarak düzenlenmesine oldukça dikkat edilmelidir.

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.