TENSİP TUTANAĞI GELDİ NE YAPMALIYIM?

Boşanma davası açıldığında mahkeme; davacıya ve davalıya birer tensip tutanağı gönderir. Duruşmaya hazırlık tutanağı olarak da adlandırılan bu tutanakta, taraflara ve varsa üçüncü kişilerin yapması gereken işler ve süreleri verilir.

Tensip tutanağı geldi ne yapmalıyım sorusu karşısında mahkeme, tutanağın muhatabı olan davacı ve davalıya bazı yükümlülükler verir. Mahkeme, tensip tutanağının gönderildiği davalıdan varsa delil ve tanıklarına (şahit) ait bilgileri dava dosyasına iletmesini, bununla birlikte söz konusu dosya hakkında başka delil ya da belge varsa bunları da bildirmesini isteyebilir.

Tensip tutanağı geldi ne yapmalıyım diyen davacı ve davalılara bu durumu bir örnek üzerinden giderek anlatalım. Mahkemeden gelen tensip tutanağında hem davacıya hem de davalıya yapması gereken bir takım görev ve yükümlükler verildiğini söylemiştik. Tensip tutanağı geldiğinde mahkemenin davacı ve davalıdan ne istediğine bakılmalıdır.

Davacı, dilekçisini mahkemeye vererek boşanma davasını başlatmış olur. Mahkeme dilekçeyi inceler ve bir takım kararlar alır. Mahkeme, davacının verdiği dilekçede eksiklikler görürse tensip tutanağının davacıya ulaşmasıyla birlikte 2 hafta içinde bunları gidermesi istenir.

Örneğin davacı, dilekçesinde TC kimlik numarası, adres, boşanma gerekçesi gibi bilgileri eksik veya hatalı yazmış olabilir. Mahkeme bu durumu tespit eder ve davacıdan bunları gidermesini ister. Davacı, davayı açarken masraf veya harcı da eksik yatırmış olabilir. Ya da boşanma davası için bir avukat ile anlaşmış ise mahkemeye vekaletname verilmemiş olabilir. Mahkeme, bu gibi eksiklikleri belirleyerek tensip tutanağında davacıdan ve varsa avukatından bu eksiklikleri tamamlamasını ister.

Mahkeme, tensip tutanağı gönderdiği davalıdan da dosyaya belge, delil ve tanık (şahit) sunmasını ister. Tensip tutanağı eline ulaşan davalı da bu tarihten itibaren 2 haftalık süre içinde mahkemeye cevap vermelidir. Davalı, boşanma davasına konu olan olaylar hakkında ki bilgileri ve tanıkları cevap dilekçesinde yazarak mahkemeye bildirir. Mesela davalı, herhangi bir darp veya aldatma olayı yaşamış ise buna dair elindeki tüm delilleri ve şahitleri listeleyerek mahkemeye sunar.

Boşanmaya konu olan olaylar hakkında davalının elinde cep telefonu mesajları, sosyal medya yazışmaları, fotoğraf veya görüntü gibi deliller varsa bunları da mahkemeye sunması gerekir. Davalının tanıkları var ise bu kişilerin ad soyad, iletişim, adres ve TC kimlik numaralarını da yazarak cevap dilekçesiyle birlikte mahkemeye vermesi olmazsa olmaz kurallardandır. Özellikle delil, tanık (şahit) listesinin cevap dilekçesiyle birlikte vermek çok önemlidir.

Çünkü Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre, tensip tutanağının ulaştığı bir davalı, eğer cevap dilekçesi yazmaz ise ya da cevap dilekçesi yazmış ancak dilekçede herhangi bir tanık ve delil göstermemiş ise davalının bu hakkı tamamen ortadan kalkar. İlerleyen safhalarda da tanık ve delil listesi sunma gibi bir durum asla söz konusu olmaz. Bu durum da davalı; boşanma, velayet, tazminat, nafaka ve mal paylaşımı gibi boşanmadan kaynaklanacak konularda ciddi bir mağduriyet yaşama ve hak kaybına uğrama riski çok yüksektir. Burada davalı tanık (şahit), delil listesi ve cevap dilekçesi vermezse kendisini savunmamış olur.

Tensip tutanağı geldi ne yapmalıyım diyen davalının tebliği aldıktan sonra yapması gereken ilk işin yukarıda ayrıntılarıyla anlattığımız bir cevap dilekçesi yazması olduğunu ve bu dilekçeye delil, tanık listesi eklemesi gerektiğini tekrar hatırlatalım. Davalının verdiği cevap dilekçesine karşı taraftan yani davacıdan bir cevaba cevap dilekçesi gelecektir. Bunun üzerine ise davalının son kez davacının dilekçesine cevap dilekçesi verme hakkı vardır.

Soru sormak ister misiniz?

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir