KENT YAŞAM GAZETESİ’NİN 10/8/2012 TARİHLİ HABERİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin D.B ve G.B arasındaki boşanma davasında eşini bir defa aldatan kadının bunu süreklilik haline getirmemesi nedeniyle yerel mahkemenin verdiği ‘boşanma’ kararını bozması geçen hafta çokca tartışılmıştı. Kimi çevreler Yargıtay’ın kararını doğru bulurken; kimileri de aldatma olayının bir kez yaşanmasının dahi boşanma gerekçesi olması gerektiğini ifade etmişti. Biz de hem bu konuyu hem de boşanma davalarının bilinmeyen detaylarını bu branşın önemli isimlerinden biri olan Avukat Ozan Kayahan’a sorduk.

Söz konusu davanın açılma şeklinin alınan kararı etkilediğini söyleyen Av.Ozan Kayahan , “Davanın açılma şekli, haysiyetsiz hayat sürme. Evet aldatma var ama süreklilik söz konusu değil. Yargıtay diyor ki bir defa aldatma oluyor, süreklilik söz konusu değil, adam zinadan dava açsa, geçimsizlikten açsa kazanabilir; avukatının yanlış yönlendirilmesi, davanın medeni kanunun farklı bir maddesinden açılmış olması davayı düşürüyor” şeklinde konuştu.

Müvekkille avukatı birbirine benzer

Son dönemde kadınların aldatmalarıyla ilgili boşanma davalarının sıkça görüldüğünü söyleyen Av. Ozan Kayahan, bir davayı kabul ederken ‘haklılık’ kriterini göz önünde tuttuğunu belirterek, “Ben haklı olmayı önemsiyorum. Zaten müvekkille avukat birbirine benzer” dedi.

Genelde çift olarak değil tek olarak başvuru geldiğini ve en büyük gerekçenin ise şiddetli geçimsizlik olduğunu söyleyen Av.Ozan Kayahan, çiftlerin anlaşmalı boşanmak istediğini ve genelde sorun yaşanmadığını dile getirerek, “Eğer eşlerden biri geliyorsa ben hikayelerini yazmalarını istiyorum. Ayrılma kararı vermedeki ana olayın içeriği, olayları tanıkla ispat edebilir miyiz, yakın tarihte ayrılıp barışma gibi durum söz konusu oldu mu gibi soruların cevabını bu yazılanlardan öğreniyorum. Haklılık esasına göre de kararımı veriyorum” dedi. Boşanmak isteyen kişilerin çoğunlukla psikolojik açıdan kötü olduğunu söyleyen Av.Ozan Kayahan , “Bazen en dibe vurdukları dönemler oluyor. Çünkü bu dönem kendilerini en yalnız hissettikleri günler. Çoğunlukla da kararlı oluyorlar, vazgeçen çok az olmuştur. Evliliğin kurtarılma ihtimali davanın niteliğinde belli oluyor zaten. Kişiler adeta kanlı bıçaklı hale geliyorsa ayrılmak toplum açısından da daha mantıklı hale geliyor” dedi.

Facebook artık birer delil

Dava delillerinin de farklılaştığını belirten Av.Ozan Kayahan, “En çok elektronik deliller ele geçiriliyor. Bilgisayar kayıtları, telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, Facebook, Twitter gibi. Telefonların dinlenmesi isteniyor ama böyle bir şey kanunen mümkün değil. En fazla GSM operatörüne bir dilekçe, doküman istenir, konuşulan yerin baz istasyonu tespiti istenir. Yargıtay gecenin ikisinde üçünde saatlerce telefonla konuşmayı aldatma olarak görüyor. Yargıtay bu konuda çok net” dedi.

Selvi Sarıtaç – Kent Yaşam

Kaynak : http://www.extrahaber.com/haber.php?haber_id=20035

Soru sormak ister misiniz?

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir