BOŞANMA DAVASINDA KARŞI DAVA AÇMA

Boşanma ve ayrılık durumlarında eşler, kendilerince boşanmaya yol açan olay ve davranışlarla boşanma sürecini hızlandıracak olan tutum ve hareketlere dayanak oluşturan ve Türk Medeni Kanunu’nda yer alan maddeye göre boşanma sebeplerinin varlığı ileri sürülerek boşanma davası açılmaktadır. Boşanma davalarında ise karşı dava açılabilmesi için asıl bir davanın açılmış ve halen görülüyor olması gerekmektedir.

Karşı davada ileri sürülecek olan taleple asıl davada iddia edilen talep arasında takas ya da mahsup ilişkinin bulunması ve iki dava arasında bağlantı olması gerektiği şartı aranmaktadır. Eğer boşanma davalarında kanunda yer alan koşullar gerçekleşmeden karşı dava açılırsa bu talep üzerine karşı davanın asıl davadan ayrılmasına ve gerekiyorsa da dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Diğer taraftan karşı davaya karşı karşı davanın da açılamayacağı bilinmelidir.

Karşı dava sürecinde genel olarak iki dava birleştirildiği gibi karşı davanın açılabilmesi için cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçenin yazılıp verilmesiyle olmaktadır. Karşı davanın açılması durumda ise mahkeme davaların ayrılmasına karar vermektedir. Asıl boşanma davasının herhangi bir nedenden dolayı sona ermesi, karşı açılan boşanma davasının karara bağlanmasına engel oluşturmamaktadır.

Soru sormak ister misiniz?

Etiketler: , , ,
Av. Ozan Kayahan
Av. Ozan Kayahan

Avukat Ozan Kayahan 1973'de İzmir’de doğmuştur. 1999 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik görevini 2001 yılında kısa dönem olarak tamamladı. 2001–2005 yılları arasında farklı hukuk bürolarında avukat olarak çalıştı. 2004 yılında İstanbul'a yerleşti. 2005 yılında Kayahan Hukuk Bürosunu kurdu. 2005 yılından bu yana Kayahan Hukuk Bürosunda kurucu avukat olarak meslek yaşamını sürdürmektedir. Kaleme aldığı ve ülkemizde yaşanan hukuksal sıkıntıları konu alan pek çok makalesi değişik yayın organlarında yayımlanmıştır. Av. Ozan Kayahan, hukuki savunmalarında yasaların tam anlamıyla ve tavizsiz uygulanması prensibini benimsemiştir. Bilhassa yasa uygulayıcılarının, uygulanması gereken yasayı orantısız bir takdir hakkı ile uygulamasına karşı her zaman etkili ve dik duruş göstermektedir.

0 yorum

Cevapla

Tartışmaya katılmak mı istiyorsunuz?
Katkıda bulunmak için çekinmeyin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir